İçeride ve dışarıda Syriza tartışmaları sürüyor. Görebildiğim kadarıyla, Yunanistan dışında, özellikle ABD ve B.Avrupa’da bu tartışmayı yürüten solcuların önemli bir kısmı, gerçeklikten kopmuş durumdalar. Hatta bazısı halen Yunanistan’da Ekim Devrimi’yle kıyaslanabilir bir devrim olduğunu sanıyor. Kimileri, Syriza’nın Troyka karşısındaki durumunu, … Okumaya devam et
Syriza referandumunun sonucu : Evet gücünde “hayır”
Syriza’nın referandum kurnazlığının ne anlama geldiği bugün herhalde daha iyi anlaşılıyordur. Syriza, referandum sonucu olan “hayır” a evet işlevi vermeye çalışıyor. Zaten referandumla hedeflediği de buydu. Sahtekârca davrandı. Oportünist bir siyaset için böyle davranmamak aykırı olurdu.
Konuyla ilgili önceki bir yazıda, “sonuç hayır çıkarsa Syriza ne yapacak” diye sormuştum. Syriza’nın bir sol siyasetinin olmadığını, derdinin, Yunanistan’ın borçlarını ötelemek olduğunu belirtmiştim. Ötelemek de malum, bedava olmuyor. Ötelemenin bir bedeli var. Şimdi “hayır” da zafer bulanlar, ısrarla bu gerçeği görmezden gelmeye, saklamaya çalışıyorlar. Yani özcesi, “evet” ve “hayır” arasında, Syriza’nın gayesi bakımından bir fark yoktu. Oysa, referandum sonucunu sanki Yunanistan’da devrim olmuş gibi sunanlar oldu
Syriza oportünizminin bizdeki izdüşümlerinin davranışları da aykırı değil tabii. Bakınız, oportünistler kendi içlerinde gayet tutarlıdırlar.Devrimci proletarya siyaseti içinde zigzaglar, tasfiye, çark edişler, yalan, sinizm, riya anlamına gelen oportünizm, kendi içinde, metodu, akıl yürütme biçimi, siyasal konumlanışı itibarıyla gayet tutarlıdır.
Mesela Gezi ayaklanması başladığında, “abartmayalım, buradan çıksa çıksa en çok sol oyların yüzde 35’e yükselmesi sonucu çıkar” diyenlerin, son genel seçimlerde HDP adına “sıfır nokta bilmem kaç” hesaplarıyla meşgul olmaları hep bu tutarlılığa işaret eder. Oportünizm hesapçıdır, parmak hesabı, bakkal hesabı fark etmez, ama hep hesapla meşguldur, sayılar, nicelik onun için çok önemlidir. İstatistikler verir, bu sayede ne kadar rasyonel olduğunu kanıtlamaya çalışır. Oportünizm mantıkçıdır. Kağıt üzerinde kartondan kaleler kadar sağlam biçimsel mantıklar kurar.
Kabına sığmaz, Syriza ekonomisi üzerine denemeler kaleme almaya cür’et eder. Yazının bir yerinde, “ama tabii başarılı olamama ihtimali de var” kaydını düşer, öyle olsa da, menzile ulaşamadan o yolda şehit düşen aziz mertebesine layık görüleceği ilan edilir. Zaten bu başarısızlığın asıl müsebbibi de onun dışında, “kendi içine kapalı” olmaktan vazgeçmeyen ( “oportünizme taviz vermeyen” olarak okunmalıdır) onu sürekli çelmeleyen KKE’dir. Mesela bu parti referandumda, en azından (oportünizm ya minimalisttir ya da maksimalist), “yetmez ama hayır” dememiş olduğu için kınanır. Yani başarının Syriza’nın (oportünizm olarak okunmalı); başarısızlığın KKE’nin (devrimci proletarya siyaseti) hanesine yazılacağı ilan edilir. Bu anlamında, bütün oportünistler “kendi içlerine kapalı” olanı hiç bir şekilde affetmezler. Baş düşman olarak görürler.
Oportünizm, her zaman en devrimci lafları eder. “Acil devrim” ister. Ötekileri devrimci olmamakla, içine kapanmakla suçlar. Bu argümanı çok sever. Anlaşılır bir şey tabii. Düzen siyasetinin kuyruğuna takıldığını başka türlü nasıl saklayacak? Dedim ya, oportünist yalancıdır. Yalanın siyasetini yapar.
Pazarlamacılık işinde mahirdir. Düzen siyasetini proletarya siyaseti olarak, halkın “hayır” ını, halkın düşmanlarına “evet” olarak pazarlar.
Oportünizm yanlışlardan öğrenmez çünkü kendisini yanlış üzerinde kurar. Yanlışın siyasetidir. Yanlıştan beslenir. Şimdi işbirlikçi HDP’nin, CHP’nin, Syriza’nın işbilikçiliklerinin defalarca kanıtlanması onlar açısından fark etmez, HDP’siz, Syriza’sız, CHP’siz yapamaz. Bulunmadıkları yerde, onları yaratır. Onun için tarih sadece bugünden ibarettir.”Dün dündür bugün bugün”.
Dedim ya, oportünizm kendi içinde gayet tutarlıdır. Yalpalamaz. Devrimci mücadele içindeyse tam tersi. Bu ikincisini gerçekleştirebilmesi için birincisi gereklidir. Veyahut birincisi olmadan ikincisini ve dolayısıyla kendisini gerçekleştiremez.
Örnekse, Rus Devrimi tarihine bakalım. Ne diyoruz, tarih sadece geçmişten geleceğe bakmak değil, gelecekten de geçmişe bakabilmektir. Şimdi Trotsky’i, Moskova Mahkemeleri’nin sanıklarını şöyle bir düşünün, aralarında devrimci siyasal kariyeri boyunca oportünist zigzaglar yapmamış, aykırı konumlara savrulmamış olan var mı?
“Yeni” nin zaferi
Galeri
Yunanistan’da eski “yeni” yeniden kazandı. Hatırlarsak, Syriza kendisine iktidarı getiren seçimleri kazandığında lideri çıkıp, Yunanistan’da “yeni bir devir” in başlamış olduğunu ilan etmişti. Dünkü referandum sonrasında aynı lider, bu kez, gayet tutarlı bir şekilde, Yunanistan’ın yeni bir sayfa açtığını duyurdu. … Okumaya devam et
Bazı saptamalar
Galeri
1) ABD hegemonyası altındaki emperyalizmin bugün Afrika’dan, Asya’ya kadar geniş bir alanda uygulamaya koyduğu saldırgan, işgalci siyaset, başta ABD olmak üzere emperyalist ülkelerin (Çin ve Rusya’yı onlara dahil etmek dünün “sosyal emperyalizm” sahtekarlığından pek farklı değildir) maruz kaldıkları bir dış … Okumaya devam et
Sahtekar Syriza, tıkanan KKE
Galeri
Bugün karşılaştığım iki HDP’li Kürt arkadaş, Syriza liderini kast ederek, “bak gördün mü, bir de adamı beğenmiyordun, nasıl sağlam çıktı, resti çekti” diyerek benim Syriza’ya haksızlık ettiğimi söylediler. Ben de cevaben, bu referandum talebinin Syriza’nın ve liderinin siyasal sahtekarlığını … Okumaya devam et
LGBT Yürüşü üzerine notlar
Galeri
Hillary Clinton henüz bakanlığa devam ediyor, ABD’nin cihatçıları Libya’da, Irak’ta, Suriye’de katliamlarını sürdürüyorlardı. Şimdi adını hatırlayamadığım bir Amerikan eyaletinde “eşcinsel evliliği” yasal hale getirilmiş, bunun üzerine, Hillary Clinton’ın, Kaddafi’nin parçalanarak öldürülmesini izlerken yaptığı sevinç jestlerine benzer jestleri medya organlarına yansımıştı. … Okumaya devam et
“Tek” in çoğulluğu
Galeri
İç ve dış sermaye güçleri için AKP-CHP koalisyonu öncelikli tercihtir demiştik. Tabii böyle bir koalisyon Kürt siyaseti tarafından da istenmektedir. MHP de en baştan “uzlaşmaz” ı oynayarak bu tercihin hayata geçirilebilmesi için zemini düzleme işlevini yerine getirmeye çalışmaktadır. Yani düzen … Okumaya devam et
“El Kaide” konsepti, emperyalist siyasetin “eski” yenileri
Galeri
Daha önce bir çok kez söylemiş olduğum gibi, iç siyasal gelişmeleri, dış siyasal gelişmelerden, özellikle de ülkemizin içinde yer aldığı uluslararası bağlamın gündeminden ayrı değerlendirmek doğru olmaz. Yeni bir dünya düzeni (1) kurma çabalarının kanlı savaş ve iç savaşlara neden … Okumaya devam et
Hukuksal yargılama hakkında
Galeri
Son zamanlarda üst üste önemli yargı davaları ülkenin gündemine geliyor. Bu yargılama süreçleri ve sonuçları çoğu vak’ada kamu vicdanını, kamusal adalet duygusunu tatmin etmiyor. Sorun basitçe ve sadece güçler ayrılığı ilkesinin ihlal edilmiş olmasından kaynaklanmıyor. Elbette erkler ayrılığının ortadan kalkmış … Okumaya devam et
Ankara’da olanlara aşinayız
Galeri
Ankara’da neler oluyor? Sanki geçmişte izlemiş olduğumuz bir filmi yeniden izliyoruz. Pekiy, şu figüratif kombinasyonlar size neyi çağrıştırıyor? : Derviş-Baykal; Baykal-T.Erdoğan; (özellikle son zamanlarda) Derviş-Kılıçdaroğlu. Bir soru etrafında biraz daha açık konuşalım. Bu yukarıdaki figürlere ya da onların isimleri etrafında … Okumaya devam et