{"id":8062,"date":"2026-01-14T12:43:06","date_gmt":"2026-01-14T09:43:06","guid":{"rendered":"https:\/\/www.kamilpark.com\/?p=8062"},"modified":"2026-09-21T11:09:56","modified_gmt":"2026-09-21T08:09:56","slug":"burjuva-diktatorlukleri-fasizm","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.kamilpark.com\/?p=8062","title":{"rendered":"Burjuva diktat\u00f6rl\u00fckleri fa\u015fistle\u015firken 2"},"content":{"rendered":"<p>Neoliberal uygulamalar\u0131n krizleri s\u00fcre\u011fenle\u015ftirmesine ra\u011fmen \u0131srarla s\u00fcrd\u00fcr\u00fclebilmesinin nedeni, finans kapitalin k\u00fcreselle\u015fmesi ya da uluslararas\u0131la\u015fmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Bir kere bu sayede, \u00f6ncelenmemi\u015f \u00f6zerk konumuyla\u00a0 kendi kurallar\u0131n\u0131 empoze etme kapasitesi \u00e7ok artm\u0131\u015ft\u0131r. Sermaye ak\u0131\u015f\u0131 \u00fczerindeki kontrol\u00fc sayesinde, geli\u015fmi\u015flik d\u00fczeyi ne olursa olsun,\u00a0 \u00fclkelerin ekonomi-politik davran\u0131\u015flar\u0131 \u00fczerindeki kontrol\u00fc artm\u0131\u015ft\u0131r. Mesela, yine bu y\u00fczden emperyalistleraras\u0131 \u00e7eli\u015fkiler, art\u0131k eskisine g\u00f6re, daha fazla bast\u0131r\u0131labilmektedir. Bunu Ukrayna sorunu etraf\u0131ndaki emperyalistleraras\u0131 \u00e7eki\u015fmelerde g\u00f6rebiliyoruz.<\/p>\n<p>\u015eimdi denilebilir ki, &#8220;AB ve Japonya, Amerika&#8217;nin uydular\u0131, elbette boyun e\u011feceklerdir.&#8221; Uydu olduklar\u0131 do\u011frudur. Bu \u00fclkeleri ABD, 2.Sava\u015f sonras\u0131nda kendi hegemonyas\u0131 alt\u0131nda yeniden kurmu\u015ftu. Sovyet Blo\u011fu&#8217;nun \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fcnden sonra da Do\u011fu Avrupa&#8217;da benzer bir rol oynad\u0131.<\/p>\n<p>Bununla beraber, hegemon ve uydular\u0131 aras\u0131ndaki ili\u015fki her zaman gerilimlere de referans verir. Uydu, elbette, bile\u015feni oldu\u011fu bu hegemonya d\u00fczeni i\u00e7inde kendi \u00e7\u0131kar\u0131na, avantaj sa\u011flamak,\u00a0 en uygun olan\u0131 elde etmek i\u00e7in gayret eder, hatta direnir. So\u011fuk Sava\u015f d\u00f6neminde, hat\u0131rlayal\u0131m, &#8220;Sovyet kart\u0131&#8221; n\u0131 dahi kullananlar ya da kullanmak isteyen uydular olmu\u015ftu. Yani eklemlenmi\u015f olduklar\u0131 emperyalist hegemonya d\u00fczenine kar\u015f\u0131 bir t\u00fcr \u015fantaj yapmak istemi\u015flerdi.<\/p>\n<p>Yine, mesela, bug\u00fcn Suriye sorunu etraf\u0131nda (&#8220;Ter\u00f6rs\u00fcz T\u00fcrkiye&#8221; hikayesi de bu soruna dahil olarak okunmal\u0131d\u0131r) T\u00fcrk devletinin davran\u0131\u015flar\u0131n\u0131 da (tabii\u00a0 yine ayn\u0131 emperyalist hegemonya d\u00fczenine eklemlenmi\u015f K\u00fcrt siyasetinin davran\u0131\u015flar\u0131n\u0131 da) bu a\u00e7\u0131dan de\u011ferlendirmek gerekir (1). Sistem i\u00e7indeki konumunu takviye edecek surette, onun i\u00e7inde kendisi i\u00e7in en uygun olan\u0131, en avantajl\u0131s\u0131n\u0131 elde etmek.<\/p>\n<p>Elbette, hegemonya demek, tan\u0131m itibar\u0131yla, b\u00fct\u00fcn bu gerilimlerin \u00fcstesinden \u015fu ya bu \u015fekilde, bazen bast\u0131rarak, kimi zaman \u00f6d\u00fcn vererek gelmek demektir. Bunu da akl\u0131m\u0131zdan \u00e7\u0131karmayaca\u011f\u0131z.<\/p>\n<p>Asl\u0131nda So\u011fuk Sava\u015f y\u0131llar\u0131nda da, emperyalistleraras\u0131 gerilimler, anla\u015f\u0131l\u0131r nedenlerle, daha \u00f6nceki d\u00f6nemle, neredeyse k\u0131yaslanamayacak \u00f6l\u00e7\u00fcde kontrol alt\u0131ndayd\u0131. Ancak 1991&#8217;den sonra neoliberal emperyalizmin hegemonyas\u0131 alt\u0131nda, y\u00fckselen k\u00fcreselle\u015fmi\u015f ya da uluslararas\u0131la\u015fm\u0131\u015f finans kapital sayesinde bu gerilimlerin kontrol edilebilme kapasitesinin y\u00fckseldi\u011fine tan\u0131k oluyoruz.<\/p>\n<p>Tekrar edelim, neoliberal uygulamayla birlikte uluslararas\u0131 finans oligar\u015fisinin sermayenin k\u00fcresel olarak ak\u0131\u015f\u0131 \u00fczerindeki kontrol\u00fc \u00fclkeleri bir girdap veya bir \u00e7\u0131kmaza soktu. Bu girdaptan \u00e7\u0131kabilmek i\u00e7in globalle\u015fmeden kopmak gerekir. Ama e\u011fer kopulursa, \u00fclkeye sermaye girmeyecek, mevcut olan sermaye de d\u0131\u015far\u0131 ka\u00e7acak, mal ve hizmet ak\u0131\u015f\u0131 duracak, i\u015fsizlik daha da artacak, \u00f6zcesi \u00e7ok b\u00fcy\u00fck sorunlarla kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Bunu yapan ekonomik ve siyasal, askeri kaynaklar\u0131 g\u00f6rece s\u0131n\u0131rl\u0131 olan bir \u00fclkenin ma\u011fduriyeti daha da fazla olacakt\u0131r. G\u00fcncel \u00f6rnekler olarak Venezuela ve \u0130ran&#8217;a bakal\u0131m mesela (Tabii bu iki \u00fclke, hatta pek yak\u0131nda onlara, ba\u015fta Nijerya olmak \u00fczere, ba\u015fkalar\u0131n\u0131 da ilave edebiliriz, ayn\u0131 zamanda, hegemonya m\u00fccadelesinde ABD&#8217;nin en b\u00fcy\u00fck rakibi olarak \u00c7in&#8217;e enerji tedarik eden \u00fclkeler de olmalar\u0131 bak\u0131m\u0131ndan hayli stratejik konumdad\u0131rlar).<\/p>\n<p>Bu noktada, bir konuya daha dikkat \u00e7ekmek isterim. Elbette, ABD bu s\u00f6z konusu k\u00fcreselle\u015fmenin, dolay\u0131s\u0131yla finans kapital oligar\u015fisinin ihtiya\u00e7 duydu\u011fu kollama ve koruma i\u015flevini yerine getiriyor. Yaln\u0131z dikkat edelim, bunu asl\u0131nda do\u011frudan kendi \u00e7\u0131kar\u0131, kendi ulusunun \u00e7\u0131kar\u0131 i\u00e7in yapm\u0131yor. Uluslararas\u0131 finans kapitalin \u00e7\u0131kar\u0131 ad\u0131na yap\u0131yor. Mesela, bug\u00fcn Pentagon ABD&#8217;nin ulusal\u00a0 g\u00fcvenli\u011fini de\u011fil, bu k\u00fcresel yap\u0131n\u0131n g\u00fcvenli\u011fini temin etmek i\u00e7in yeniden yap\u0131lanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu yeniden yap\u0131lanma s\u00fcreci 1991&#8217;den sonra k\u00fcreselle\u015fmi\u015f finans kapitalin tart\u0131\u015fmas\u0131z d\u00fcnya egemenli\u011fi i\u00e7in (&#8220;tarihin sonu&#8221;) ba\u015flat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>ABD&#8217;nin ulusal g\u00fcvenli\u011fi ise Ulusal Muhaf\u0131zlar&#8217;a havale edildi. Bunun yeterli olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131n g\u00f6r\u00fclmesi, halen i\u015flemekte olan fa\u015fistle\u015fme s\u00fcrecine dinamizm kazand\u0131ran bir etkendir.<\/p>\n<p>Neoliberal uygulamalar\u0131 s\u00fcrd\u00fcren, onun d\u00fczeni i\u00e7inde kalan bir \u00fclke siyaseten egemen de\u011fildir. Egemen ulus-devlet konumunu reel olarak s\u00fcrd\u00fcremez. Bu bak\u0131mdan, s\u00f6z konusu k\u00fcresel sistemle s\u00fcrekli bir \u00e7at\u0131\u015fma i\u00e7inde bulunur. \u00c7\u00fcnk\u00fc k\u00fcreselci yap\u0131 ulus- devlet formuna tahamm\u00fcl edemez. Bununla birlikte, bu form i\u00e7inde \u00f6rg\u00fctlenmi\u015f halklar, devletlerini neoliberal \u00e7\u0131karlar ad\u0131na (dolay\u0131s\u0131yla kendi aleyhlerine) y\u00f6neten siyaset erbab\u0131na ra\u011fmen direnme e\u011filiminde olurlar.<\/p>\n<p>Fa\u015fizme g\u00f6t\u00fcren en temel fakt\u00f6r, ge\u00e7mi\u015fteki \u00f6rneklerde de, bug\u00fcn de,\u00a0 kapitalizmin i\u00e7inden \u00e7\u0131k\u0131lamayan, s\u00fcre\u011fenle\u015fmi\u015f krizleridir. Bunun b\u00fcy\u00fck sava\u015flarla \u00fcstesinden gelinmek istendi\u011fi ko\u015fullarda, bu krizler kendilerini, ayn\u0131 zamanda,\u00a0 hegemonya krizi olarak d\u0131\u015fa vurdular.<\/p>\n<p>Bu s\u00f6z konusu krizler, halklar\u0131, krizlerin a\u015f\u0131lamayaca\u011f\u0131na dair bir umutsuzlu\u011fa sevk eder. Yani halk s\u0131n\u0131flar\u0131 kendilerini bir \u00e7\u0131kmaz i\u00e7inde g\u00f6r\u00fcrler. Bununla ba\u011f\u0131nt\u0131l\u0131 bir di\u011fer fakt\u00f6r de, halklar\u0131n mevcut siyasal formasyonun,\u00a0 sa\u011f\u0131 ve soluyla geleneksel partilerin kendilerini bu \u00e7\u0131kmazdan \u00e7\u0131karma kapasitesine sahip olmad\u0131klar\u0131na\u00a0 inan\u00e7lar\u0131d\u0131r. Yani bu partiler halk\u0131n umutsuzlu\u011funu takviye ederler. Son bir fakt\u00f6r olarak da tabii, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 siyasetinin yetersizli\u011fine i\u015faret etmemiz gerekir.<\/p>\n<p>Bu \u00fc\u00e7 fakt\u00f6r\u00fc fa\u015fizmin ge\u00e7mi\u015fteki ve halen s\u00fcrmekte olan b\u00fct\u00fcn deneyimlerinde saptamak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Nitekim, sosyalist camiada bununla ilgili olarak geni\u015f bir k\u00fclliyat vard\u0131r.<\/p>\n<p>Mesela, Weimar Cumhuriyeti Almanyas\u0131nda (1918-1933), ekonomik krizin a\u011f\u0131rla\u015fmas\u0131, parlamentonun ve zay\u0131f h\u00fck\u00fcmetlerin didi\u015fme ve atalet i\u00e7inde adeta i\u015flevsizle\u015fmeleri, en son, Katolik Merkez Partili ba\u015fbakan (1930-32) Br\u00fcning&#8217;in deflasyonu ve a\u011f\u0131r kemer s\u0131kma \u00f6nlemlerini i\u00e7eren program\u0131n\u0131 devreye sokmas\u0131yla y\u00f6netim krizinin a\u011f\u0131rla\u015fmas\u0131, sonraki malum geli\u015fmelere zemin haz\u0131rlad\u0131.<\/p>\n<p>Alman Kom\u00fcnist Partisi, 1923&#8217;den itibaren fa\u015fist t\u0131rman\u0131\u015f\u0131 g\u00f6rerek, en b\u00fcy\u00fck parti olan Sosyal Demokrat Parti&#8217;ye bir \u00e7ok kez ittifak \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131 yapt\u0131. Ancak Sosyal Demokratlar kom\u00fcnist Thalmann ile Hitler aras\u0131nda bir fark g\u00f6rmediklerini tekrar tekrar dile getirdiler.<\/p>\n<p>Bu arada, 1928&#8217;deki 6.D\u00fcnya Kongresi&#8217;nde Kom\u00fcnist Enternasyonal, sosyal demokrasiyi, fa\u015fizmin iktidar\u0131na zemin haz\u0131rlayan, payanda olan\u00a0 parti olarak &#8220;sosyal fa\u015fist&#8221; ilan etti. Taktik olarak bu karar do\u011fruydu. Ancak eksikti.<\/p>\n<p>\u0130ttifak \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131na olumlu yan\u0131t al\u0131nmamas\u0131, Almanya&#8217;da yinelenen iyi hesaplanmam\u0131\u015f devrimci ayaklanmalar\u0131n nedeni olmamal\u0131yd\u0131. Her ayaklanma giri\u015fiminde partiye olan destek azald\u0131. Parti bir \u00f6l\u00e7\u00fcde kendisini s\u0131n\u0131ftan, kitleden yal\u0131tm\u0131\u015f oldu.<\/p>\n<p>Do\u011frusu, partinin ittifak talebinin reddedilmi\u015f olmas\u0131na ra\u011fmen do\u011frudan do\u011fruya y\u00fcz\u00fcn\u00fc emek\u00e7i s\u0131n\u0131flara, orta katmanlara, k\u00fc\u00e7\u00fck ve orta i\u015fletme sahiplerine d\u00f6nerek, onlara hitap edecek somut bir demokratik ge\u00e7i\u015f program\u0131 sunmas\u0131, o program\u0131 hayata ge\u00e7irebilmek i\u00e7in kitleler nezdinde kararl\u0131, ikna edici,\u00a0 amans\u0131z bir m\u00fccadele vermesiydi. \u0130lle de partisel bir\u00a0 temasa gerek yoktu. Zaten olumlu yan\u0131t alam\u0131yordu. Bunu yaparak, farkl\u0131 s\u0131n\u0131flardan geni\u015f halk kesimlerinin deste\u011fini almaya \u00e7al\u0131\u015fabilirdi.<\/p>\n<p>6.Kongresi&#8217;nde Enternasyonal, isabetli &#8220;sosyal-fa\u015fizm&#8221; tespitinin yan\u0131 s\u0131ra bu yolda bir \u00e7aba g\u00f6sterilmesini \u00f6nerebilirdi. B\u00f6ylece bu hamle, Enternasyonal&#8217;in 7.Kongresi&#8217;ne daha olumlu ko\u015fullarda girilmesini sa\u011flayabilirdi.<\/p>\n<p>G\u00fcn\u00fcm\u00fczde, k\u00fcreselle\u015fmi\u015f finans kapital ulus-devletleri empoze etti\u011fi neoliberal programdan ayr\u0131lmamalar\u0131 i\u00e7in tehdit ediyor. Ayr\u0131ld\u0131klar\u0131 takdirde ba\u015flar\u0131na gelecekleri hat\u0131rlat\u0131yor. Bu durumda, d\u00fczen partilerinden hangisi i\u015f ba\u015f\u0131nda olursa olsun s\u00f6z konusu programdan vazge\u00e7emiyor. Buna cesaret edemiyor. B\u00f6ylece bu k\u0131st\u0131r\u0131lm\u0131\u015fl\u0131k haline son verilece\u011fini vaat edemiyor.<\/p>\n<p>Di\u011fer yandan, s\u00f6z konusu program\u0131n s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesi de, toplumun en geni\u015f k\u0131sm\u0131n\u0131 olu\u015fturan,\u00a0 emek\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n tepkisine, direni\u015fine yol a\u00e7\u0131yor. Elbette, neo-liberal \u00f6nlemler \u00e7er\u00e7evesinde etap etap bu direni\u015f ve olas\u0131 direni\u015f odak ve olanaklar\u0131 bast\u0131r\u0131ld\u0131. Etkisizle\u015ftirildi. Sendikac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ekonomik m\u00fccadeleye indirgeyen sendika a\u011falar\u0131 bug\u00fcn art\u0131k d\u00fcnyan\u0131n her yerinde ekonomik m\u00fccadeleyi dahi veremez hale geldiler. Politik m\u00fccadele yoksa ekonomik m\u00fccadele de olam\u0131yor.<\/p>\n<p>Bununla beraber, eme\u011fin oldu\u011fu her yerde, halk\u0131n oldu\u011fu yerde olanak da vard\u0131r, odaklar olu\u015fturmak da. K\u0131st\u0131r\u0131lan k\u0131st\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131 yerden mutlaka \u00e7\u0131kmak ister. Yaln\u0131z, bunu yaparken bazen fa\u015fizm tuza\u011f\u0131na yakalanabilir. Bunu ihmal etmeyece\u011fiz.<\/p>\n<p>Yukar\u0131da demi\u015ftik ki, neoliberalizm a\u015f\u0131r\u0131 \u00fcretim krizlerini global \u00e7apta s\u0131kla\u015ft\u0131r\u0131r. Hem metropol \u00fclkelerde hem \u00e7evre \u00fclkelerde, a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 sermaye yat\u0131r\u0131mlar\u0131 emek-yo\u011fun sekt\u00f6rlere de\u011fil, teknoloji-yo\u011fun sekt\u00f6rlere do\u011frudur. Dolay\u0131s\u0131yla, ne metropol \u00fclkelerdeki ne de \u00e7evre \u00fclkelerdeki emek-g\u00fcc\u00fc rezervleri etkinle\u015ftirilebiliyor. Tersine, artan i\u015fsiz say\u0131s\u0131yla s\u00f6z konusu rezervler daha da b\u00fcy\u00fcyor. \u00dcstelik bu yeni ko\u015fullarda,metropol i\u015f\u00e7isi, \u00e7evre \u00fclke i\u015f\u00e7isiyle \u00fccret rekabetine sokulmu\u015f oluyor. Bu rekabet \u00fccretlerin artmas\u0131n\u0131 \u00f6nl\u00fcyor. \u00dccretlerin artmad\u0131\u011f\u0131, teknoloji-yo\u011fun yat\u0131r\u0131mlar\u0131n artt\u0131\u011f\u0131 ko\u015fullarda emek \u00fcretkenli\u011fi art\u0131yor tabii. Bu da art\u0131-de\u011ferin s\u00fcrekli artmas\u0131 anlam\u0131na gelir. Eh, art\u0131-de\u011ferin ve \u00fccretin t\u00fcketim kapasiteleri de k\u0131yaslanamayaca\u011f\u0131na g\u00f6re&#8230;<\/p>\n<p>Asl\u0131nda bu a\u015famada bile devletler, kendi \u00fclkelerinde talep yetersizli\u011fine y\u00f6nelik\u00a0 talep art\u0131r\u0131c\u0131 d\u00fczenlemeleriyle, bu sorunun krize d\u00f6n\u00fc\u015fmesini, kendi \u00e7aplar\u0131nda, en az\u0131ndan bir s\u00fcreli\u011fine, engelleyebilirler (Keynes&#8217;i hat\u0131rlayal\u0131m). Yine mesela, metropol \u00fclkeleri \u00e7evre \u00fclkelerindeki talebi kendi \u00fclkelerindeki talebin lehine (\u00e7\u00fcnk\u00fc bu, para birimini dolar olarak d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz\u00a0 vakit, tersini ger\u00e7ekle\u015ftirmekten daha kolayd\u0131r) g\u00f6rece k\u0131sabilirler. Ancak, neoliberal iktisat her \u00fclkede, her t\u00fcrl\u00fc talep d\u00fczenleyici \u00f6nleme ilke olarak kar\u015f\u0131d\u0131r. Devletin bu alandaki d\u00fczenleme i\u015flevine kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kar. Yanl\u0131\u015f anla\u015f\u0131lmas\u0131n, neoliberalizm devlet m\u00fcdahalesine kar\u015f\u0131 de\u011fildir. Sadece bu m\u00fcdahalenin her zaman kendi ihtiyac\u0131 ve \u00e7\u0131kar\u0131 do\u011frultusunda yap\u0131lmas\u0131n\u0131 ister. Mesela, 2008&#8217;de oldu\u011fu gibi(2).<\/p>\n<p>Tabii, neoliberal kapitalizmin a\u015f\u0131r\u0131 \u00fcretim krizlerini (k\u00fcreselle\u015fmenin bir sonucu olarak) d\u00fcnya \u00e7ap\u0131nda s\u0131kla\u015ft\u0131rmas\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda zorunlu olarak talep d\u00fczenleme \u00e7abas\u0131 da, 2008&#8217;de ve zaman zaman sonras\u0131nda da (Pandemi s\u0131ras\u0131nda mesela)\u00a0 g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi, \u00e7ok ge\u00e7meden spek\u00fclatif fiyatlar\u0131n ve balonla\u015fmalar\u0131n olu\u015fmas\u0131na yol a\u00e7\u0131yor. Yan\u0131 s\u0131ra, metropol \u00fclkelerdeki\u00a0 talep art\u0131\u015f\u0131 3.D\u00fcnya \u00fclkelerinde g\u00f6reli bir istihdam art\u0131\u015f\u0131na katk\u0131 yapt\u0131\u011f\u0131 gibi, metropol \u00fclkelerin, \u00f6zellikle de ABD&#8217;nin bu \u00fclkelerden ihracat\u0131n\u0131n artmas\u0131na yol a\u00e7\u0131yor. Bu da onun i\u00e7in cari a\u00e7\u0131\u011f\u0131n\u0131n b\u00fcy\u00fcmesi anlam\u0131na geliyor. Bu gerek\u00e7elerle, k\u00fcresel finans oligar\u015fisi kendisini ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 g\u00f6rmek isteyen ABD&#8217;nin bile talep d\u00fczenlemeye y\u00f6nelik m\u00fcdahalesine izin vermiyor. Sonu\u00e7 olarak, 2008&#8217;den beri kendisi de k\u0131st\u0131r\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011fu a\u015f\u0131r\u0131 \u00fcretim d\u00f6ng\u00fcs\u00fcnden s\u0131yr\u0131lam\u0131yor. Neoliberal girdab\u0131n d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kam\u0131yor.<\/p>\n<p>Demokratlar neoliberalizmden kopamad\u0131klar\u0131, halk\u0131n \u00f6zlemi olan b\u00f6yle bir kopu\u015fu Trump gibi demagojik bir s\u00f6ylemle dahi ima edemedikleri i\u00e7in daha \u00f6nce yendikleri ba\u015far\u0131s\u0131z olmu\u015f Trump&#8217;a &#8220;hayat \u00f6p\u00fcc\u00fc\u011f\u00fc&#8221; vererek onun kar\u015f\u0131s\u0131nda kaybettiler.<\/p>\n<p>\u00d6zcesi, s\u00fcrekli olarak derinle\u015fen\u00a0 toplumsal e\u015fitsizlikler, halk s\u0131n\u0131flar\u0131n\u0131n tepkileri, direni\u015fleri, uluslararas\u0131 finans kapitalin dayatt\u0131\u011f\u0131 programa sad\u0131k y\u00f6netenlerin\u00a0 halkla aralar\u0131ndaki mesafenin dramatik olarak a\u00e7\u0131lmas\u0131 me\u015fruiyetlerini tart\u0131\u015f\u0131l\u0131r hale getiriyor. Fa\u015fizm, tam da bu noktada, ba\u015fl\u0131ca me\u015fruiyet tazeleme arac\u0131 olarak devreye sokuluyor. Art\u0131k bilindik liberal demokratik veya anayasal demokratik ko\u015fullarda y\u00f6netmek m\u00fcmk\u00fcn olmuyor.<\/p>\n<p>Bir yanda kendisine dayat\u0131lan neoliberal kapitalist programa kar\u015f\u0131 direnen b\u00fcy\u00fck halk kitleleri var. Kar\u015f\u0131lar\u0131nda da, bu dayatmay\u0131 yapan dar bir finans oligar\u015fisi.<\/p>\n<p>Finans oligar\u015fisi, eldeki mevcut geleneksel siyasal ara\u00e7lar\u0131n, politik formasyonlar\u0131n halk s\u0131n\u0131flar\u0131 nezdindeki inand\u0131r\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 yitirmi\u015f oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcyor. A\u011f\u0131r ekonomik sorunlar alt\u0131ndaki halk\u0131n kendisini her bak\u0131mdan bir \u00e7\u0131kmaz i\u00e7inde g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc, umutsuzlu\u011fa s\u00fcr\u00fcklendi\u011fini tan\u0131l\u0131yor. Halka \u00e7\u00f6z\u00fcm sunabilecek emek \u00f6rg\u00fctlerini, genel olarak\u00a0 sol odaklar\u0131 da, onlar\u0131n kendilerinden kaynaklanan zaaflar\u0131n\u0131 da kullanarak,\u00a0 zaten s\u00fcrekli etkisizle\u015ftirmekteydi.<\/p>\n<p>\u015eimdi bu ko\u015fullarda y\u00f6netme sorununun \u00fcstesinden nas\u0131l gelinecekti?<\/p>\n<p>NOTLAR:<\/p>\n<p>(1) BOP&#8217;un uygulamaya konulmas\u0131ndan 2-3 y\u0131l sonra haftal\u0131k Ayd\u0131nl\u0131k Dergisi, yanl\u0131\u015f hat\u0131rlam\u0131yorsam, 2005 y\u0131l\u0131 Aral\u0131k ay\u0131 i\u00e7indeki say\u0131lar\u0131ndan birisinde, Devlet Bah\u00e7eli ve \u015fimdi onun &#8220;ak\u0131l hocas\u0131&#8221; oldu\u011fu iddia edilen d\u00f6nemin M\u0130T ba\u015fkan\u0131 \u015eenkal Atasagun&#8217;un foto\u011fraflar\u0131n\u0131 kapa\u011f\u0131na ta\u015f\u0131yarak, ikisinin BOP stratejisinin bir istemi olarak K\u00fcrtlere \u00f6zerklik ya da federasyon \u00f6nerisi i\u00e7eren plan haz\u0131rlad\u0131klar\u0131 mealinde bir haber yapm\u0131\u015ft\u0131. Bu haberin o zaman b\u00fcy\u00fck bir sansasyon yaratm\u0131\u015f oldu\u011fu belle\u011fimde kalm\u0131\u015f.<\/p>\n<p>(2) \u00d6ncelikle burada \u015funun alt\u0131n\u0131 \u00e7izmek isterim: Kapitalizmin geli\u015fmesinde, sermaye d\u00fczeninin olu\u015fmas\u0131nda, onun geli\u015fiminin ya da kurulu\u015funun her a\u015famas\u0131nda, bu do\u011frultuda izlenen her farkl\u0131 ekonomi-politik programda, devlet\u00a0 ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 bir yere sahip olmu\u015ftur. Yani devletin rol\u00fcn\u00fcn alt\u0131 \u00e7izilmeden Kapital&#8217;in ser\u00fcveni do\u011fru anla\u015f\u0131lamaz.<\/p>\n<p>\u00d6rnek olsun, 2.D.Sava\u015f\u0131 sonras\u0131nda toplanan Bretton Woods Konferans\u0131&#8217;nda ba\u015fta oyun kurucu devlet ABD olmak \u00fczere, konferansa kat\u0131lan b\u00fct\u00fcn geli\u015fmi\u015f kapitalist \u00fclkeler, finans\u0131n, 1931 \u00f6ncesinde oldu\u011fu gibi, uluslararas\u0131 d\u00fczeyde, tekrar liberalle\u015fmesine kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131lar. Devletlerin s\u0131k\u0131 sermaye kontrolleri yapmas\u0131n\u0131 talep ettiler. Bunun o zaman ki ko\u015fullar i\u00e7inde de\u011ferlendirilmesi gereken bir \u00e7ok farkl\u0131 nedeni vard\u0131. Bir kere, y\u0131k\u0131c\u0131 sonu\u00e7lar\u0131 olan bir sava\u015ftan \u00e7\u0131k\u0131lm\u0131\u015f, insanlar\u0131n ya\u015fam ko\u015fullar\u0131, talep etme ve dolay\u0131s\u0131yla taleplerini ger\u00e7ekle\u015ftirebilme kudretleri \u00e7ok azalm\u0131\u015ft\u0131. Refah\u00e7\u0131 politikalara ihtiya\u00e7 vard\u0131. Bu ko\u015fullarda, finans\u0131n uluslararas\u0131 \u00e7apta liberalle\u015fmesi refah\u00e7\u0131 politikalar\u0131n uygulanmas\u0131na ket vurabilirdi. Sekteye u\u011frat\u0131lm\u0131\u015f olan uluslararas\u0131 ticaretin yeniden ray\u0131na sokulabilmesi i\u00e7in gerekli uluslararas\u0131 kur dengelerinin olu\u015fmas\u0131na \u00f6nleyebilirdi. K\u0131sacas\u0131, uluslararas\u0131 liberal finansal d\u00fczeni olu\u015fturmak i\u00e7in hen\u00fcz zaman uygun de\u011fildi.<\/p>\n<p>Bunun teorik ifadesi Keynes\u00e7iliktir. S\u0131n\u0131fsal ifadesi, Bat\u0131&#8217;da hemen sava\u015f \u00f6ncesi d\u00f6nemde ba\u015flayan, sanayi sermayesi, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 ve Keynes etkisindeki devlet b\u00fcrokrasilerinin ittifakt\u0131r. Ha tabii bu arada, \u00f6zellikle ABD finans oligar\u015fisi, t\u0131pk\u0131 New Deal s\u0131n\u0131f uzla\u015fmas\u0131 s\u0131ras\u0131nda\u00a0 oldu\u011fu gibi, kendisinin etkinli\u011fine y\u00f6nelik bu t\u00fcr bir k\u0131s\u0131tlamaya kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131yor, direniyordu. New Deal s\u0131ras\u0131nda, fa\u015fizm \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131 yapm\u0131\u015f, hatta bu yolda epey de mesafe kat etmi\u015fti (Bkz\u00a0 William Z.Foster: &#8220;Fascist Tendencies in the United States&#8221;, The Communist, vol.14, no10,\u00a0 Ekim 1935)\u00a0 Ona ra\u011fmen devletlerin dedi\u011fi oldu (Yeri gelmi\u015fken, New Deal program\u0131 sadece ulusal \u00e7apta bir s\u0131n\u0131f uzla\u015fmas\u0131 olarak g\u00f6r\u00fclmemelidir. ABD taraf\u0131ndan SSCB&#8217;nin resmen tan\u0131nd\u0131\u011f\u0131 ko\u015fullarda, onunla da uzla\u015f\u0131larak, yani uluslararas\u0131 bir s\u0131n\u0131f uzla\u015fmas\u0131na da dayan\u0131larak uygulanabilmi\u015ftir. Bu da bize Kom\u00fcnist Enternasyonal&#8217;in 7.Kongresi&#8217;nin\u00a0 fa\u015fizme kar\u015f\u0131 s\u0131n\u0131f ittifaklar\u0131-Birle\u015fik Cepheler- karar\u0131n\u0131n ne kadar isabetli ve ba\u015far\u0131l\u0131 oldu\u011funu g\u00f6steriyor. Yani Enternasyonal&#8217;in hem 6. hem de 7. kongrelerinin b\u00fct\u00fcn \u00f6ng\u00f6r\u00fclerinin do\u011fru oldu\u011fu anla\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bilinenin ya da ihmal edilenin aksine, Kom\u00fcnist Enternasyonal fa\u015fizm sorununu, \u0130talya ve Balkan \u00fclkelerindeki geli\u015fmelere dikkat \u00e7ekerek, daha 1921&#8217;deki 3.Kongresi&#8217;nde ele alm\u0131\u015f ve uyar\u0131lar\u0131n\u0131 yapm\u0131\u015ft\u0131. Yine, 1922&#8217;deki 4.Kongresinde de fa\u015fizmin yay\u0131lma e\u011filimine vurguyla, daha kapsaml\u0131 bir \u015fekilde fa\u015fizm tart\u0131\u015fmas\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrm\u00fc\u015f, bu olgunun\u00a0 2. (Reformist) Enternasyonal&#8217;in iddialar\u0131 hilaf\u0131na,\u00a0 b\u00fct\u00fcn emperyalist \u00fclkeleri kat edebilece\u011fi uyas\u0131nda bulunmu\u015ftu. Oysa Reformist 2.Enternasyonal 1928 gibi bir tarihte (Br\u00fcksel Kongresi) bile fa\u015fizmin ancak geri kalm\u0131\u015f, ya da sanayile\u015fmesini tamamlayamam\u0131\u015f, tar\u0131m \u00fclkelerine \u00f6zg\u00fc bir olgu oldu\u011funu, geli\u015fmi\u015f sanayi \u00fclkelerinde g\u00f6r\u00fclemeyece\u011fini vurgulam\u0131\u015ft\u0131. Bu g\u00f6r\u00fc\u015flerinin yanl\u0131\u015f oldu\u011funu ancak 1931&#8217;deki Viyana Kongresi&#8217;nde kabul etmi\u015fti. Bu konuda \u00f6zl\u00fc bir kaynak olarak, d\u00fcnya kom\u00fcnist hareketinin en se\u00e7kin fig\u00fcrleri aras\u0131nda yer alan R. Palme Dutt&#8217;\u0131n &#8220;Some Problems of Fascism&#8221; ba\u015fl\u0131kl\u0131 1935&#8217;te Kom\u00fcnist Enternasyonal&#8217;de yay\u0131nlanan makalesine bak\u0131labilir. Yeri geldi, ayn\u0131 yazar\u0131n fa\u015fizm konusunda yaz\u0131lm\u0131\u015f en \u00f6nemli kitaplar aras\u0131nda ba\u015f s\u0131ralarda yer alan, Fascism and Social Revolution kitab\u0131n\u0131n bir ka\u00e7 kom\u00fcnist partisinin bulundu\u011fu \u00fclkemizde hen\u00fcz dilimize \u00e7evrilmemi\u015f olmas\u0131 \u00fcz\u00fcnt\u00fc vericidir ).<\/p>\n<p>Elbette, Bretton Woods uzla\u015fmas\u0131n\u0131n k\u0131s\u0131tlay\u0131c\u0131\u00a0 ko\u015fullar\u0131nda finans\u0131n global \u00e7apta liberalle\u015fmesi olanakl\u0131 olamayacakt\u0131. Avrupa ve Amerika ekonomileri aras\u0131ndaki ekonomi-politik denge yenilenerek tekrar kurulunca, 50&#8217;li y\u0131llar\u0131n sonlar\u0131ndan itibaren uluslararas\u0131 finans d\u00fczeni de yeniden kurulmaya ba\u015fland\u0131. Tabii yine ba\u015fta ABD olmak \u00fczere, devletlerin olanak tan\u0131d\u0131\u011f\u0131 s\u0131n\u0131rlar i\u00e7inde.<\/p>\n<p>60&#8217;larda uluslararas\u0131 piyasa g\u00fcvenin restore edilmi\u015f olmas\u0131,\u00a0 uluslararas\u0131 ticaret ve \u015firket etkinliklerinin art\u0131\u015f kaydetmesiyle, finans s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 zorlamaya ba\u015flad\u0131. 70&#8217;lerin ba\u015f\u0131nda kendisini &#8220;petrol \u015foku&#8221; olarak da d\u0131\u015fa vurmu\u015f olan stagnasyon s\u0131ras\u0131nda, \u00f6zel bankalar\u0131n OPEC \u00fclkelerinin elde ettikleri a\u015f\u0131r\u0131 k\u00e2rlar\u0131 d\u0131\u015f a\u00e7\u0131k veren \u00fclkelere kredi olarak y\u00f6nlendirmekte oynad\u0131klar\u0131 etkili rol, uluslararas\u0131 piyasa operat\u00f6rlerinin serbest, dalgal\u0131 d\u00f6viz kurlar\u0131 arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ellerindeki mevcut menkul k\u0131ymetleri \u00e7e\u015fitlendirme olanaklar\u0131na kavu\u015fmu\u015f olmalar\u0131, \u00f6zellikle 80&#8217;lerin ba\u015f\u0131nda, 2 y\u0131l s\u00fcren b\u00fcy\u00fck resesyon ko\u015fullar\u0131nda,\u00a0 sava\u015f s\u0131ras\u0131nda ve sonras\u0131nda a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak i\u00e7 piyasaya odaklanm\u0131\u015f olduklar\u0131 i\u00e7in b\u00fcy\u00fck k\u00e2r kay\u0131plar\u0131na u\u011fram\u0131\u015f finans kurulu\u015flar\u0131n\u0131n Bretton Woods&#8217;ta a\u00e7\u0131lm\u0131\u015f olan gedikten de yararlanarak, piyasan\u0131n d\u00fczenleyici s\u0131n\u0131rlar\u0131na bask\u0131 yapmalar\u0131 s\u00f6z konusuydu.<\/p>\n<p>Bu noktada, ba\u015fkan Carter ve Regan d\u00f6nemlerindeki\u00a0 Volcker FED&#8217;inin hamlelerini hat\u0131rlayal\u0131m. Carter d\u00f6neminin sonunda y\u00fczde 11&#8217;i a\u015fm\u0131\u015f olan faizler, \u00f6nlenemeyen enflasyon art\u0131\u015f\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda, ba\u015fkan Reagan devrinde, 1981&#8217;de, y\u00fczde 21,5 gibi bir orana \u00e7\u0131kart\u0131lm\u0131\u015f, bunun bir sonucu olarak i\u015fsizlik oran\u0131 bir anda y\u00fczde 11&#8217;e yakla\u015fm\u0131\u015ft\u0131)<\/p>\n<p>\u00d6te yandan, kapitalist d\u00fcnyada ya\u015fanan bu geli\u015fmelerin, \u00f6zellikle de, 70&#8217;lerin ikinci yar\u0131s\u0131ndan itibaren Sovyet ekonomisi \u00fczerindeki olumsuz etkilerinden s\u00f6z etmeyece\u011fim. Yaln\u0131z bu noktada, erken ve hamlesi akamete u\u011fram\u0131\u015f bir Sovyet &#8220;Deng Xiaoping&#8221; fig\u00fcr\u00fc olarak\u00a0 Kosigin&#8217;in iki arada bir derede program\u0131n\u0131n \u00e7\u00f6km\u00fc\u015f oldu\u011funu belirtmekle yetinece\u011fim).<\/p>\n<p>Uluslararas\u0131 finans d\u00fczeninin liberalle\u015ferek yeniden kurulmas\u0131n\u0131 te\u015fvik eden fakt\u00f6rler aras\u0131nda, vadeli kur ve faiz oranlar\u0131, opsiyonlar\u0131, takas (swap) gibi yeni finansal ara\u00e7lar\u0131n devreye sokulmas\u0131n\u0131, finansal i\u015flemlerin globalle\u015fmesini kolayla\u015ft\u0131ran ve ucuzlatan teknolojik bulu\u015flar\u0131, elbette s\u0131kla\u015fan stagnasyon (toplam talep yetersizli\u011fi, a\u015f\u0131r\u0131 \u00fcretim sorunu) aral\u0131klar\u0131n\u0131n da alt\u0131n\u0131 \u00e7izmek gerekir.<\/p>\n<p>Burjuva ekonomistlerinin bu geli\u015fmeyi sadece teknolojik geli\u015fmelere indirgeyerek a\u00e7\u0131klama \u00e7abalar\u0131, hep yapt\u0131klar\u0131 gibi, as\u0131l nedenleri g\u00f6zden saklama (ideolojik) gayreti olarak g\u00f6r\u00fclmeliidir. Selwyn Parker, The Great Crash ba\u015fl\u0131kl\u0131 kitab\u0131nda finans\u0131 etkinle\u015ftirmek i\u00e7in ihtiya\u00e7 duyulan teknolojik yeniliklerin daha 19.y\u00fczy\u0131lda nas\u0131l ger\u00e7ekle\u015ftiridi\u011finden s\u00f6z ediyor. Yani, uluslararas\u0131 finansalla\u015fma teknolojik yeniliklerden do\u011fmam\u0131\u015ft\u0131r. Tersine, bu alandaki teknolojik yenilikler, finansalla\u015fman\u0131n ihtiya\u00e7lar\u0131ndan do\u011frmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Son olarak, k\u00fcresel finans d\u00fczeninin yeniden kurulmas\u0131n\u0131 tart\u0131\u015fan iyi bir kaynak olarak, Eric Helleiner&#8217;in States and Global Reemergence of Global Finance (1994, Cornell University Press) adl\u0131 kitab\u0131n\u0131 \u00f6nerebilirim.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>DEVAM EDECEK&#8230;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Neoliberal uygulamalar\u0131n krizleri s\u00fcre\u011fenle\u015ftirmesine ra\u011fmen \u0131srarla s\u00fcrd\u00fcr\u00fclebilmesinin nedeni, finans kapitalin k\u00fcreselle\u015fmesi ya da uluslararas\u0131la\u015fmas\u0131d\u0131r. Bir kere bu sayede, \u00f6ncelenmemi\u015f \u00f6zerk konumuyla\u00a0 kendi kurallar\u0131n\u0131 empoze etme kapasitesi \u00e7ok artm\u0131\u015ft\u0131r. Sermaye ak\u0131\u015f\u0131 \u00fczerindeki kontrol\u00fc sayesinde, geli\u015fmi\u015flik d\u00fczeyi ne olursa olsun,\u00a0 \u00fclkelerin ekonomi-politik &hellip; <a href=\"https:\/\/www.kamilpark.com\/?p=8062\">Okumaya devam et <span class=\"meta-nav\">&rarr;<\/span><\/a><\/p>\n","protected":false},"author":9,"featured_media":0,"comment_status":"closed","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[5],"tags":[35,40,22],"class_list":["post-8062","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-yazilar","tag-burjuva","tag-diktatorluk","tag-fasizm"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.kamilpark.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/8062","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.kamilpark.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.kamilpark.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.kamilpark.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/9"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.kamilpark.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=8062"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/www.kamilpark.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/8062\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":8509,"href":"https:\/\/www.kamilpark.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/8062\/revisions\/8509"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.kamilpark.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=8062"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.kamilpark.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=8062"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.kamilpark.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=8062"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}