{"id":4688,"date":"2019-12-01T21:01:14","date_gmt":"2019-12-01T18:01:14","guid":{"rendered":"http:\/\/www.kamilpark.com\/?p=4688"},"modified":"2020-02-03T08:51:04","modified_gmt":"2020-02-03T05:51:04","slug":"bildigimiz-dunyanin-sonu","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.kamilpark.com\/?p=4688","title":{"rendered":"Bildi\u011fimiz d\u00fcnyan\u0131n sonu"},"content":{"rendered":"\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Ulusal \u00f6l\u00e7ekteki toplumsal tarihsel geli\u015fmelere, bir tak\u0131m y\u00f6ntemsel sorunlara neden olsa da, uzun s\u00fcreli bir tarihsel perspektiften  bakmak zihin a\u00e7\u0131c\u0131 oluyor. Bunu yaparken  i\u00e7inde yer al\u0131nan uluslararas\u0131 ba\u011flamdan kopmamak ve belli ko\u015fullar alt\u0131nda uluslararas\u0131 ba\u011flam\u0131n imtiyazl\u0131 roller oynayabilece\u011fini ihmal etmemek gerekiyor. <\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">B\u00f6yle uzun s\u00fcreli bir bak\u0131\u015ftan hareketle s\u00fcreklilik arz eden bir tak\u0131m genel siyasal e\u011filimleri  d\u00f6nemler halinde tespit etmek veya ay\u0131rt etmek  m\u00fcmk\u00fcn olabiliyor.  Genel bir siyasal e\u011filimin ba\u015flang\u0131c\u0131 olarak tespit edilen bir olay\u0131n \u00f6zellikleri bir siyasal k\u00fclt\u00fcr halini alarak izleyen bir \u00e7ok benzer tarihsel olay\u0131 tetiklemekle kalm\u0131yor, onlar i\u00e7in paradigmatik bir anlam da kazan\u0131yor. Bu sayede kendisinden \u00e7ok sonra dahi cereyan eden siyasal olaylar\u0131 i\u00e7inden kat&#8217;ediyor. <\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">\u00d6rnek vermek gerekirse,  T\u00fcrkiye&#8217;de, \u00fc\u00e7 a\u015fa\u011f\u0131 be\u015f yukar\u0131, 1839-1939 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda kalan zaman\u0131, \u00e7eli\u015fkileriyle, ileriye s\u0131\u00e7ray\u0131\u015f,  geriye ka\u00e7\u0131\u015f  veya nispi denge halleri i\u00e7inde, genel olarak, bir toplumsal ilerleme, veya devrimci kabarmalar d\u00f6nemi olarak tespit edebiliriz. S\u00f6z konusu d\u00f6nem boyunca bir ba\u015flang\u0131\u00e7 noktas\u0131 olarak i\u015faretlenebilecek Tanzimat olay\u0131 paradigmatik bir rol oynuyor. Benzer giri\u015fim veya kalk\u0131\u015fmalar\u0131n izledikleri siyasal metodoloji haline geliyor. \u015e\u00f6yle demek de me\u015frudur: T\u00fcrkiye&#8217;de 1839 ba\u015flayan Tanzimat d\u00f6nemi 1939&#8217;da tamamlanm\u0131\u015ft\u0131r. <\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">T\u00fcrkiye&#8217;de Tanzimat hareketi, sa\u011f ve sol versiyonlar\u0131yla, sonraki b\u00fct\u00fcn monar\u015fist ve cumhuriyet\u00e7i reform ve devrim kalk\u0131\u015fmalar\u0131 \u00fczerinde maddi ve manevi etkileriyle ya\u015fayan ba\u015fat bir siyasal k\u00fclt\u00fcr i\u015flevi g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fcr.  Osmanl\u0131 Tanzimat\u0131&#8217;na her ne kadar M\u0131s\u0131r&#8217;daki reformist geli\u015fmeler vesile olmu\u015fsa da, as\u0131l itki Rusya ile rekabetten kaynaklanm\u0131\u015ft\u0131r. <\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Bizdeki Tanzimat (\u00e7\u00fcnk\u00fc benzerleri biraz daha sonra Japonya, Rusya ve \u0130ran gibi \u00fclkelerde de g\u00f6r\u00fclecekti) genel bir uygarl\u0131k de\u011fi\u015ftirme program\u0131  olarak sunulur.   Britanya-Fransa himayesinde ve k\u0131lavuzlu\u011funda, devlet b\u00fcrokrasisi \u00f6nderli\u011finde kapitalist modernle\u015fmeyi ger\u00e7ekle\u015ftirme program\u0131d\u0131r.  Sonu\u00e7lar\u0131na bakarak bunun, i\u015fbirlik\u00e7i bir kapitalist d\u00fczen olu\u015fturma program\u0131 oldu\u011funu belirtmek gerekir. <\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Ayn\u0131 \u015feyleri sa\u011f ve sol kanatlar\u0131yla izleyen di\u011fer me\u015fruti monar\u015fist ve cumhuriyet\u00e7i programlar i\u00e7in de s\u00f6yleyebiliriz. Kapitalist d\u00fcnya ekonomisine, farkl\u0131 g\u00f6r\u00fcn\u00fcmler i\u00e7inde,  (ama hepsinde)  onun \u00e7evresinde yer alacak surette entegre olma programlar\u0131yd\u0131. <\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Farkl\u0131 kanatlar\u0131yla birlikte her \u00fc\u00e7\u00fc de (Tanzimat, 2.Me\u015frutiyet ve Cumhuriyet) , bu ere\u011fi ger\u00e7ekle\u015ftirmek i\u00e7in k\u00fclt\u00fcrel d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmleri \u00f6ne \u00e7\u0131kart\u0131p, sosyal d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc tedrici sorun olarak g\u00f6r\u00fcyorlard\u0131. Y\u00f6ntemsel olarak k\u00fclt\u00fcrel bir radikalizme \u00f6ncelik atfediliyordu. <\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Bu \u00fc\u00e7 deneyim i\u00e7inde, hedeflenen ama\u00e7lar ve  elde edilen sonu\u00e7lar bak\u0131m\u0131ndan en ba\u015far\u0131l\u0131 olan\u0131 elbette cumhuriyetti. Bu ba\u015far\u0131y\u0131 sadece \u00f6nderli\u011fin kafas\u0131n\u0131n netli\u011fi ve kararl\u0131l\u0131\u011f\u0131yla izah etmek eksik olur. \u0130\u00e7inde bulunan d\u00fcnya ve b\u00f6lge ko\u015fullar\u0131, \u00f6nderli\u011fin bu netlik ve kararl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131n\u0131 m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lan zemini haz\u0131rlam\u0131\u015ft\u0131r. <\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">\u0130ttihat\u00e7\u0131lar ve itilaf\u00e7\u0131lar  kendilerini i\u00e7inde bulduklar\u0131 d\u00fcnya ko\u015fullar\u0131nda, b\u00fcy\u00fck bir sava\u015f selinin \u00f6n\u00fcne kat\u0131p s\u00fcrekledi\u011fi kadrolar haline geldiler. O karambolde s\u00fcr\u00fcklenip,  yitip gittiler. Cumhuriyet\u00e7iler sava\u015f selinin geri \u00e7ekildi\u011fi ko\u015fullarda, selden geri kalanlar \u00fczerinde y\u00fckseldiler. <\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">1923, uluslararas\u0131 ba\u011flam\u0131 itibar\u0131yla,  Lozan&#8217;dan \u00f6nce Paris Konferans\u0131&#8217;n\u0131n \u00e7ocu\u011fudur. Paris ( ya da Versailles)  olmazsa, Lozan da olamazd\u0131. Bu bak\u0131mdan, Kemalistlerin dolayl\u0131 \u015fekilde de olsa sava\u015f halinde bulundu\u011fu \u0130ngiltere-Fransa ittifak\u0131na yak\u0131n olmalar\u0131 bir paradoks olarak g\u00f6r\u00fclemez. Uzun s\u00fcreli bir tarihsel perspektiften bakt\u0131\u011f\u0131n\u0131zda, T\u00fcrkiye Tanzimat&#8217;tan beri o ittifaka ya dahildir. Ya da dahil olmak istemi\u015ftir. Yani kendisini hep o d\u0131\u015f ba\u011flama ait g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fcr. <\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Paris&#8217;te kurulmu\u015f d\u00fcnya d\u00fczeni 1939&#8217;da fillen sona ermi\u015fti. 1940&#8217;da s\u00f6z konusu konferans\u0131n yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u015fehrin Nazi Almanyas\u0131&#8217;na teslim olmas\u0131yla hukuken de sona erdi .<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Paris&#8217;te ortaya \u00e7\u0131kan d\u00fcnya d\u00fczeninin s\u00fcrd\u00fcrlemeyece\u011finin i\u015faretleri zaten daha erken bir zamandan itibaren geliyordu. Kemalistler de sava\u015f\u0131n solu\u011funu 30&#8217;lar\u0131n ba\u015flar\u0131nda hissetmeye ba\u015flam\u0131\u015flard\u0131.   Sava\u015f\u0131n olas\u0131 taraflar\u0131 da ayn\u0131 s\u0131ralarda hemen hemen belli olmu\u015ftu. Nazi Almanya, \u0130ngiltere-Fransa ittifak\u0131  ayr\u0131 ayr\u0131,  30&#8217;lu y\u0131llar\u0131n ikinci yar\u0131s\u0131nda, cazip kredi vaatleriyle Ankara&#8217;y\u0131 yanlar\u0131na \u00e7ekmek i\u00e7in yar\u0131\u015f halindeydiler. Sovyetler de, yakla\u015fan sava\u015f \u00f6ncesinde,  etraf\u0131n\u0131 s\u0131k\u0131ca tahkim etmek i\u00e7in mevcut iyi ili\u015fkileri konsolide etmek gayretindeydi. <\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">K\u0131sacas\u0131, Ankara&#8217;da diplomatik trafik h\u0131zlanm\u0131\u015f, Ankara&#8217;n\u0131n pazarl\u0131k kabiliyeti de artm\u0131\u015ft\u0131. Art\u0131k kendisini yaln\u0131z g\u00f6rm\u00fcyordu. SSCB ile ili\u015fkiler ekonomik olarak memnuniyet verici olsa da, siyasal dolay\u0131mlar\u0131 Ankara taraf\u0131ndan y\u00fck ya da engel addediliyordu. Sovyetler&#8217;e art\u0131k 20&#8217;lerde, 30&#8217;lu y\u0131llar\u0131n ilk yar\u0131s\u0131nda bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi olumlu bak\u0131lm\u0131yordu. <\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">\u0130leride 1946&#8217;dan itibaren  izlenecek yol, daha Atat\u00fcrk&#8217;\u00fcn sa\u011fl\u0131\u011f\u0131nda, bizzat onun \u00f6nderli\u011finde d\u00f6\u015feniyordu. Celal Bayar tercihi  yeni ulusal ve uluslararas\u0131 siyaset ihtiyac\u0131ndan do\u011fmu\u015ftu.  Ankara  emperyalist Bat\u0131&#8217;yla entegrasyon \u00e7abas\u0131ndayd\u0131. \u00d6yleyse, Bayar tercihini restorasyon d\u00f6neminin ba\u015flang\u0131c\u0131 olarak okumak da m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. <\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Bayar&#8217;\u0131n ba\u015fbakanl\u0131\u011f\u0131 SSCB&#8217;yi rahats\u0131z etmi\u015fti. \u0130n\u00f6n\u00fc cumhurba\u015fkan\u0131 se\u00e7ilince,  Meclis&#8217;te oylama oturumunu izleyen diplomatik s\u0131ralarda  abart\u0131l\u0131 sevin\u00e7 g\u00f6sterisinde bulunanlar sadece Sovyet temsilcileriydi. En karamsar olanlar ise Alman, \u0130ngiliz ve Frans\u0131z temsilcilerdi. Yani o zaman, \u0130n\u00f6n\u00fc Sovyetler&#8217;e yak\u0131n biri olarak g\u00f6r\u00fcl\u00fcyordu.  <\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Burada, \u0130n\u00f6n\u00fc&#8217;n\u00fcn se\u00e7ilmesi sonras\u0131nda Kom\u00fcnist Enternasyonal dergisindeki bir yaz\u0131dan k\u00fc\u00e7\u00fck bir al\u0131nt\u0131y\u0131 aktarmak istiyorum : &#8220;\u0130smet \u0130n\u00f6n\u00fc&#8217;n\u00fcn cumhurba\u015fkan\u0131 se\u00e7ilmesinden sonra Alman fa\u015fizmini huzursuz k\u0131lan olaylar oldu. Birincisi, Bayar h\u00fck\u00fcmetine son verildi. \u0130kincisi, CHP y\u00f6netiminden sa\u011fc\u0131 ve fa\u015fist dostu unsurlar uzakla\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc, yeni meclis se\u00e7iminde bu sa\u011fc\u0131 ve fa\u015fist ajanlar milletvekili se\u00e7ilemediler. D\u00f6rd\u00fcnc\u00fcs\u00fc, belli bir bas\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc sa\u011fland\u0131 ve Bayar&#8217;la eski \u0130\u00e7i\u015fleri Bakan\u0131 \u015e\u00fckr\u00fc Kaya&#8217;n\u0131n yanda\u015flar\u0131 devlet \u00f6rg\u00fct\u00fcnden uzakla\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131&#8221;  (Yak\u0131n tarihimiz, Milliyet Gazetesi Tarih ve K\u00fclt\u00fcr Eki, Fasik\u00fcl 4: 1980: sayfa 69)<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Bu noktada k\u00fc\u00e7\u00fck bir not olsun : \u0130smet Pa\u015fa&#8217;n\u0131n ba\u015fbakanl\u0131ktan al\u0131nmas\u0131nda \u00f6nemli bir rol\u00fc bulunan SSCB ile &#8220;dostluk&#8221; ili\u015fkilerinin ve Bayar devrindeki  &#8220;so\u011fukluk&#8221; d\u00f6neminin de mimar\u0131 say\u0131lan d\u0131\u015f bakan Tevfik R\u00fc\u015ft\u00fc Aras, onun cumhurba\u015fkan\u0131 se\u00e7ilmemesi i\u00e7in de \u00e7ok \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015f olan bir fig\u00fcrd\u00fc.  \u0130stenen restorasyonun veya entegrasyonun onun liderli\u011finde ger\u00e7ekle\u015ftirilemeyece\u011fini \u00f6ng\u00f6r\u00fcyordu. Muhtemelen Atat\u00fcrk de farkl\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fcyordu.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Uzatmayal\u0131m. 1923&#8217;de kurulan  &#8220;Atat\u00fcrk Cumhuriyeti&#8221; fiilen 1939&#8217;da d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm ge\u00e7irecekti. Art\u0131k emperyalist Bat\u0131&#8217;yla hep arzu etti\u011fi ama bir t\u00fcrl\u00fc uygun f\u0131rsat\u0131 bulup da ger\u00e7ekle\u015ftiremedi\u011fi entegrasyonu ger\u00e7ekle\u015ftirmek isteyen bir &#8220;yeni&#8221; bir cumhuriyet aray\u0131\u015f\u0131 vard\u0131. Aray\u0131\u015f\u0131n lideri biraz daha erken bir zamandan itibaren bizzat Atat\u00fcrk idi.  Cumhuriyet devriminin restorasyonu Atat\u00fcrk&#8217;\u00fcn sa\u011fl\u0131\u011f\u0131nda, Bayar&#8217;\u0131n ba\u015fbakan olarak atanmas\u0131yla ba\u015flar. D\u00fcnya kapitalizmine entegrasyon i\u00e7in restorasyon zorunluydu. T\u00fcrkiye&#8217;nin 2.D.Sava\u015f\u0131&#8217;ndaki s\u00f6zde tarafs\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 bu yeni siyasal a\u00e7\u0131l\u0131mla birlikte d\u00fc\u015f\u00fcnmek gerekir. <\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Yani \u0130n\u00f6n\u00fc Atat\u00fcrk&#8217;\u00fcn 1937&#8217;den itibaren bariz hale gelen anti-Sovyet  ama Britanya-Fransa yanl\u0131s\u0131 d\u0131\u015f politikas\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrecekti. Zaten ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc de iktidar\u0131 tutamazd\u0131.  Sava\u015f ba\u015flad\u0131\u011f\u0131nda, Sovyetler&#8217;le dayan\u0131\u015fma,  taahh\u00fct edilen hilaf\u0131na, ger\u00e7ekle\u015fmedi.  Tarafs\u0131zl\u0131k \u015fiar\u0131 alt\u0131nda tam tersi yap\u0131ld\u0131. Ge\u00e7erken, sava\u015f sonras\u0131 SSCB&#8217;nin T\u00fcrkiye&#8217;ye Bo\u011fazlar\u0131n stat\u00fcs\u00fc konusunda kendi lehine d\u00fczeltmeler yap\u0131lmas\u0131 i\u00e7in bask\u0131 yapmas\u0131n\u0131 bu \u00e7er\u00e7evede okumak gerekir. <\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">1945 y\u0131l\u0131nda,  1919&#8217;da Paris&#8217;te ( ya daVersailles&#8217;da) aksak do\u011fmu\u015f d\u00fcnya d\u00fczeni,  bu kez Yalta&#8217;da,  g\u00f6zden ge\u00e7irilerek yenilendi.  Bizim 1946&#8217;daki 2.Cumhuriyet Yalta Konferans\u0131ndan  \u00e7\u0131kt\u0131.   T\u00fcrkiye, Anglo-Amerikan emperyalizmine entegrasyon yoluyla yeni kurulan d\u00fcnya d\u00fczenine adapte oldu. <\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">\u015eimdi deniliyor ki, &#8220;Tayyip Erdo\u011fan 1923&#8217;te kurulan Atat\u00fcrk Cumhuriyet&#8217;ini y\u0131kt\u0131&#8221;. Onu bile buna inand\u0131rd\u0131lar. Adam kendisinde \u00f6yle bir keramet g\u00f6rmeye ba\u015flad\u0131. Oysa, Tayyip Erdo\u011fan t\u00fcr\u00fc ne bir \u015fey y\u0131kabilir ne de bir \u015feyi kurabilir. Erdo\u011fan ne 23&#8217;\u00fc ne de 46&#8217;y\u0131 y\u0131kt\u0131.  \u0130kincisi zaten birincisinin ink\u00e2r\u0131ndan \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131. 1946&#8217;daki 2.Cumhuriyet, Yalta nizam\u0131n\u0131n \u00e7\u00f6kmesiyle birlikte \u00e7\u00f6z\u00fcld\u00fc ve \u00e7\u00f6kt\u00fc.   Tayyip Erdo\u011fan onun siyasal enkaz\u0131 i\u00e7inden \u00e7\u0131kt\u0131. <\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Tayyip Erdo\u011fan y\u0131kmad\u0131.  Zaten y\u0131k\u0131lm\u0131\u015f olan\u0131 ganimet haline getirip, ya\u011fmalad\u0131. Deniliyor ki, &#8220;y\u0131kt\u0131, ama yerine yeni bir \u015fey kuramad\u0131&#8221;. Kuramaz. Yeni bir d\u00fcnya kurulmadan, T\u00fcrkiye&#8217;nin ne olaca\u011f\u0131n\u0131 kestiremiyoruz. \u00c7\u00fcnk\u00fc b\u00f6yle bir d\u00fczenin kurulmas\u0131nda, bug\u00fcnk\u00fc haliyle  T\u00fcrkiye senaryo yazabilecek, senaryo yaz\u0131m\u0131na katk\u0131da bulunabilecek  konumda de\u011fildir.  <\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Tekrar olsun, Erdo\u011fan 45&#8242; te tesis edilmi\u015f olan d\u00fcnya d\u00fczenin y\u0131k\u0131nt\u0131lar\u0131ndan y\u00fckseldi. Bug\u00fcne kadar s\u00fcren hareket kabiliyetini de, bu d\u00fczensizli\u011fin neden oldu\u011fu manevra alan\u0131na bor\u00e7ludur. <\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Bu arada,  reformist solcular\u0131n &#8220;T\u00fcrkiye, 1950&#8217;den itibaren  DP h\u00fck\u00fcmetleriyle birlikte gericile\u015fti&#8221; iddias\u0131 eksiktir. 1949&#8217;daki T\u00fcrkiye, 1950&#8217;dekinden daha az gerici de\u011fildir.  1960 darbesinden sonra T\u00fcrk devletinin ilericile\u015fti\u011fi iddias\u0131 da do\u011fru de\u011fildir. <\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Darbeden sonra kurulan \u0130n\u00f6n\u00fc h\u00fck\u00fcmetleri, Menderes&#8217;siz, Bayar&#8217;s\u0131z DP kabineleri gibidir (T\u0131pk\u0131 12 Mart ve 12 Eyl\u00fcl&#8217;den sonra kurulan h\u00fck\u00fcmetlerin Demirel&#8217;siz AP h\u00fck\u00fcmetleri olmas\u0131 gibi) . Dahas\u0131, devletin emperyalistlerin ve i\u015fbirlik\u00e7i sermaye s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n talepleri do\u011frultusunda, gericili\u011finin teredd\u00fcde yer b\u0131rakmayacak \u015fekilde konsolide edilmesi i\u00e7in yeniden \u00f6rg\u00fctlenmesi NATO&#8217;nun 27 May\u0131s darbesi sayesinde olmu\u015ftur.    Devletin en stratejik kurumlar\u0131nda b\u00fcy\u00fck tasfiyeler,  baz\u0131 ilerici kurumlar\u0131n i\u015flevsizle\u015ftirilmesi   bu sayede ger\u00e7ekle\u015ftirilmi\u015ftir. <\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">27 May\u0131s&#8217;\u0131n \u00f6teki NATO darbelerinden farkl\u0131 olarak ilerici bir g\u00f6r\u00fcnt\u00fc vermesinin en \u00f6nemli nedeni \u015fudur:  Menderes-Bayar&#8217;\u0131n izledikleri ekonomik ve k\u00fclt\u00fcrel politikalar, kentli i\u015f\u00e7i ve kentli orta s\u0131n\u0131f\u0131n demokratik tepkilerine yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131. Kentli i\u015f\u00e7iler, aralar\u0131nda, asker-sivil memurlar\u0131n, \u00f6\u011fretim elemanlar\u0131 ve \u00f6\u011frencilerin, serbest meslek sahiplerinin, gazetecilerin de bulundu\u011fu kentli orta katmanlar\u0131n demokratik taleplerle ba\u015fkald\u0131r\u0131lar\u0131, protestolar\u0131, h\u00fck\u00fcmetin d\u00fc\u015fmesini isteyen b\u00fcy\u00fck sermaye s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n bu enerjik kesimlerle ge\u00e7ici bir ittifak\u0131n\u0131 gerekli k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Bu y\u00fczden darbeden hemen sonra bu kesimlerin bir k\u0131s\u0131m ilerici talepleri  yerine getirilmi\u015fti.   Aksi halde darbe, b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011fu k\u0131rsal olan ve DP&#8217;yi destekleyen n\u00fcfus kar\u015f\u0131s\u0131nda gayet dar bir toplumsal tabana dayanmak zorunda kalacakt\u0131. NATO ve yerli b\u00fcy\u00fck sermaye s\u0131n\u0131f\u0131 bu riski g\u00f6ze alamazlard\u0131. <\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Ancak bu kenti i\u015f\u00e7i ve orta katmanlar\u0131n \u015fikayet ve taleplerinin darbenin nedeni olarak g\u00f6r\u00fclmemesi gerekir. Nedeni de\u011fil ama, etkileriyle ya da bir etken olarak,  vesilesi olmu\u015ftur. Darbenin birbirine ba\u011fl\u0131 ya da i\u00e7 i\u00e7e iki nedeni vard\u0131:  (1) Menderes-Bayar&#8217;\u0131n  izledikleri pop\u00fclist  ekonomik politikan\u0131n s\u00fcrd\u00fcr\u00fcl\u00fcr olmaktan \u00e7\u0131k\u0131p iflas etmesi,  h\u00fck\u00fcmetin b\u00fcy\u00fck bir deval\u00fcasyon ve  moratoryum ilan\u0131yla i\u015fbirlik\u00e7i finans-kapitali zarara u\u011fratmas\u0131. Kentli kitleleri yoksulla\u015ft\u0131rmas\u0131. H\u00fck\u00fcmetin rasyonel ekonomik politikalar uygulama kapasitesini yitirmesiyle olu\u015fan ekonomi-politik g\u00fcven bunal\u0131m\u0131. (2) Ekonomi-politik bak\u0131mdan k\u0131r\u0131lganla\u015fm\u0131\u015f T\u00fcrk devletinin \u0130ran&#8217;da, Do\u011fu Akdeniz&#8217;de ve genel olarak Arap co\u011frafyas\u0131nda, Afrika&#8217;da ilerici hareketlerin mevzi kazanmaya ba\u015flamalar\u0131yla kritik bir evresine girmi\u015f olan so\u011fuk sava\u015fta, DP h\u00fck\u00fcmeti y\u00f6netiminde, emperyalist siyasal talepleri yerine getirebilme yetene\u011fini kaybetmi\u015f olmas\u0131d\u0131r. H\u00fck\u00fcmetin  bu durumunu kabullenmeyerek  kontrolden \u00e7\u0131kmas\u0131, kendi ba\u015f\u0131na hareket etme e\u011filimleri g\u00f6stermesidir. Emperyalistlerin, o ko\u015fullarda,  bu t\u00fcr davran\u0131\u015flar\u0131 tolere etmeleri  kabil de\u011fildi. <\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">1939&#8217;dan itibaren girilen d\u00f6nem en uzun gericilik d\u00f6nemi olarak- art\u0131k y\u0131k\u0131nt\u0131lar i\u00e7inde de olsa-  halen devam etmektedir. Sorun, Yalta&#8217;da kurulan d\u00fcnya d\u00fczeninin 1991&#8217;de \u00e7\u00f6kmesiyle birlikte, 1919-1939 aras\u0131 d\u00f6nemdekine benzer aksak, s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesi olanakl\u0131 olmayan, karars\u0131z, tekinsiz, kaotik bir &#8220;ara d\u00f6nem&#8221; den ge\u00e7iyor olmam\u0131zla alakal\u0131d\u0131r. <\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">T\u00fcrkiye i\u00e7inde yer ald\u0131\u011f\u0131 her d\u00fcnya d\u00fczeni s\u00f6z konusu oldu\u011funda, &#8220;TSK partisi&#8221; de dahil, her zaman tek bir &#8220;d\u00fczen partisi&#8221; taraf\u0131ndan y\u00f6netildi. 1923&#8217;ten sonra da, 1946&#8217;dan sonra da, halen de&#8230;<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">D\u00fcnyadaki uzun s\u00fcreli  b\u00fcy\u00fck d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmler tek vuru\u015fta ger\u00e7ekle\u015fmiyor. Reel ko\u015fullar\u0131n dayatt\u0131\u011f\u0131 do\u011frusal olmayan etaplardan ge\u00e7iyor. \u015eimdi de yeni bir d\u00fcnya d\u00fczenine ihtiya\u00e7 var. Dayat\u0131yor. Etaplar\u0131 katediliyor. B\u00f6lgesel sava\u015flar, yayg\u0131nla\u015fm\u0131\u015f ter\u00f6r, ticaret sava\u015flar\u0131, ekonomik yapt\u0131r\u0131mlar, ambargolar, yeni Bretton Woods taleplerini y\u00fckselten BRICS gibi ittifaklar, renkli devrimler, rejim ihra\u00e7lar\u0131, askeri darbeler.  S\u00fcrekli derinle\u015fen toplumsal e\u015fitsizliklerin ve me\u015fruiyet erozyonunun te\u015fvik etti\u011fi,  b\u00fct\u00fcn co\u011frafyalar\u0131 kat&#8217;etme e\u011filiminde olan  b\u00fcy\u00fck kitlesel ayaklanmalar.  Bu ko\u015fullarda olu\u015fan kontrol d\u0131\u015f\u0131 alanlar, kontrol edilemeyen b\u00f6lgeler. Vekiller marifetiyle zaman kazanma&#8230; \u0130\u015fler giderek daha da karma\u015f\u0131k \u015fekilde d\u00fc\u011f\u00fcmleniyor. K\u0131l\u0131ca ihtiya\u00e7 olacak m\u0131, \u015fimdi soru budur.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\"><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\"><\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Ulusal \u00f6l\u00e7ekteki toplumsal tarihsel geli\u015fmelere, bir tak\u0131m y\u00f6ntemsel sorunlara neden olsa da, uzun s\u00fcreli bir tarihsel perspektiften bakmak zihin a\u00e7\u0131c\u0131 oluyor. Bunu yaparken i\u00e7inde yer al\u0131nan uluslararas\u0131 ba\u011flamdan kopmamak ve belli ko\u015fullar alt\u0131nda uluslararas\u0131 ba\u011flam\u0131n imtiyazl\u0131 roller oynayabilece\u011fini ihmal etmemek &hellip; <a href=\"https:\/\/www.kamilpark.com\/?p=4688\">Okumaya devam et <span class=\"meta-nav\">&rarr;<\/span><\/a><\/p>\n","protected":false},"author":9,"featured_media":0,"comment_status":"closed","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[5],"tags":[],"class_list":["post-4688","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-yazilar"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.kamilpark.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/4688","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.kamilpark.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.kamilpark.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.kamilpark.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/9"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.kamilpark.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=4688"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.kamilpark.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/4688\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.kamilpark.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=4688"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.kamilpark.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=4688"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.kamilpark.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=4688"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}